Son gönderimde kötülük yapma halinden bahsetmişken, geçen hafta katıldığım konferansta Prof. Zimbardo’nun değindiği kötülük psikolojisinden bahsetmek istiyorum. Zimbardo’ya göre üç çeşit kötülük var. Bunlar;
1.İnsanın doğasından kaynaklı kötülük; yani insanın kötülüğe dair kişisel eğilimi.
2.Duruma bağlı kişinin kötü bir birey olması; yani sosyal ve fiziksel çevrenin kişiyi kötü bir insan haline getirmesi (aynı daha evvel paylaştığım hapishane deneyinde olduğu gibi)
3.Sistemin kişiyi kötü bir birey haline getirmesi; yani politik, ekonomik, kültürel ve sistematik faktörlerin kişiyi kötü bir insan yapması.
Zimbardo bu üç çeşit kötülüğü şu örneklerle netleştiriyor;
1.Çürük elma (insan doğası kaynaklı kötülük).
2.Çürük sepet (çarpık sosyal ve fiziksel ortamın yarattığı kötülük).
3.Çürük sepet üreticisi (çarpık sistemin kendisinin yarattığı kötülük).
İşte bu noktada, Zimbardo, çarpık çevrenin veya çarpık sistemin etkilerine karşı koyabilen, iyi kalabilen insanların gerçek birer kahraman olduğunu vurguluyor.
Kötülüğün doğasını anlamak adına insanların iyiden kötüye doğru yaptığı yolculuğu, yani nedensel etkileri gözden geçirmek lazım. Canlı, taze elma olarak kalabilmek dileğiyle…